“İki üniversite ve sporu hareketlendirmeliyiz”

 

Alüminyum ürünler imalatı ve montaj hizmeti, kompozit dış cephe kaplama gibi hizmetleriyle ilimize ve ülkemize değer katan Özön Alüminyum’un Sahibi Volkan Özön, ilimize daha fazla değer katmamız için iki üniversiteyi ve sporun hareketlendirilmesi gerektiğini vurguladı

Sanayi Mahallesi’nde yıllardır ilimize ve ülkemize hizmet eden ÖzönAlüminyum’un Sahibi Volkan Özön ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Alüminyum ürünler imalatı ve montaj hizmeti, kompozit dış cephe kaplama gibi hizmetleriyle Kocaeli ve Türkiye’ye değer katan firma haline gelen ÖzönAlüminyum’un sahibi Volkan Özön, sektördeki hedeflerini açıkladı. Sektörün avantajları ve dezavantajlarını da sıralayan Özön, Kocaeli ekonomisinin canlandırılması için neler yapılması gerektiğini de belirtti.

 

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Volkan Özön kimdir?

1978 İzmit doğumluyum. İlk, orta ve liseyi İzmit’te; üniversiteyi ise İstanbul’da okudum. Evli ve iki çocuk babasıyım. Alüminyum sektöründe iş yapıyoruz. İzmit’e değer katmaya çalışıyoruz.

 

PART TİME OLARAK GİRDİM

Bu sektöre nasıl girdiniz? Kaç yıldır sektörde hizmet veriyorsunuz?

Bu sektöre üniversite yıllarımda İstanbul’da part time çalışarak girdim. 95-96 yıllarından beri bu sektördeyim. Bir dönem başka yerlerde çalıştık. Uzun zamandır da kendi işimizi yapıyoruz.

70-80’İ BULABİLİYOR

Firmanızda kaç kişi çalışıyor?

Ortalama 40 çalışanımız var. Bunların 7-8 tanesi mimarlarımız ve muhasebeciden oluşan teknik personel. Bir o kadar imalatçımız var, onun iki katı kadar da montaj elemanlarımız var. Tabi dönem dönem işçi sayımızı arttırıyoruz. Yaz sezonumuz mart-nisan gibi başlar, eylül-ekim gibi biter. En nihayetinde inşaat sektörünün yan koluyuz. İnşaat sektörü hızlandığı zaman bizim işlerimiz de hızlanıyor. Ondan dolayı bazen çalışan sayısının 70-80’e kadar çıktığı da oluyor.

ASIL HEDEFİMİZ YURTDIŞI

Yeni hedefleriniz var mı?

Her firma sahibi gibi bizim de hedefimiz var. İlk hedefimiz Kocaeli’de marka haline gelmek istiyoruz. Ne kadar geldik, onu da bilmiyoruz. İkinci en büyük hedefimiz de yurtdışına iş yapmak. Bunun da temelini atmaya başladık. Ülke içinde İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Sakarya, Yozgat gibi birçok kente iş yapıyoruz. Asıl hedefimiz yurtdışı. Bunun da bizim için ne gibi bir getirisi olacak? Bir kere bizden ziyade ülke için ekonomik bir destek olacak. Katma değer ve istihdam dışında ülkeye bir döviz girdisi sağlamaya çalışacağız. Türkiye’de olmayan parayı ülkeye sokacağız.Şu an öncelikle Romanya, Bulgaristan olabilir.

 

İHTİYAÇ ÜSTÜ BİR SEKTÖR

Dönem dönem yaşadığımız ekonomik krizler sizi nasıl etkiliyor?

Krizden etkilenen üç sektör vardır: Tekstil, otomobil ve inşaat. Biz de inşaat sektörünün bir koluyuz. Bizim işimiz biraz da görselliğe dayalı olduğu için çok çabuk etkileniyoruz. Örneğin; lüks bir telefon almayabilirsin, ama ekmek almak zorundasın. Bizim işimiz ekmek değil. İhtiyaç belki ama ihtiyacın bir üstü olarak nitelendirebiliriz. Bununla alakalı alternatiflerimiz ise şöyle: Daha çok bireysel müşteriye girip piyasadaki daralmayı oradan kapatmaya çalışıyoruz. Tam anlamıyla kapanıyor mu kapanmıyor. En azından sadece döneri sağlamak, zarar etmemek adına bize güzel şeyleri oluşturuyor.

 

KALİFİYE ELEMAN VE VİZE SORUNU

Her sektörün avantajları, dezavantajları vardır. Sizin sektörde bunlar neler?

Biz kalifiye eleman bulmakta çok zorlanıyoruz. En büyük dezavantajımız bu. Yetişmiş eleman bulmakta da zorlanıyoruz, alttan eleman yetiştirmekte de. Meslek liseleri çok önemli bu konuda. Ama meslek liselerinin malum bir durumu var. Aileler çocuklarını artık meslek liselerine göndermiyorlar. Eskisi gibi revaçta değil. Tabi her aile gibi herkes çocuğunun mühendis olmasını istiyor, ama birilerinin de usta olması gerekiyor. Biz o yüzden yetişmiş eleman bulmakta zorlanıyoruz. Yetiştirdiğimiz elemanı elimizde tutmakta zorlanıyoruz. Ki şu an hatırı sayılır firmaların vermediği ücretleri veriyoruz. Ama alttan üst yetişmiyor. Buna alternatif olarak makine parkurlarını yenilemeye giriyoruz. Daha çok insansız ne yapabiliriz diye düşünüyoruz ama insansız bir iş yapılmıyor tabi. Onun haricinde yurtdışına çıkarken büyük sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bazen bizim de yurtdışına çıkmamız gerekiyor. Biz hala vize derdine düştük. Benim gibi birçok orta ölçekli firma vize almaya çalışıyor. Şimdi bu çok zorlaştı. Sınırlı sürede veriyorlar. Bu da bizim yurtdışına giriş çıkış ayağımızın önünü kesiyor. Yurtdışına açılmak isteyen firmaların önünün biraz açılması gerekiyor. Avantaj olarak baktığımızda fiyat avantajımız var. Makine parkurumuz iyi olduğu için üretimlerimiz daha hızlı gidiyor. Teknik kadromuz çok iyi. Çözüm odaklı çalışıyoruz. Sorunsuz bir iş teslim ediyoruz.

ANA MESLEĞİMİZ

Farklı sektöre girmeyi düşündünüz mü?

Aslında evet, aklımızda farklı sektörler de var ama daha çok ana mesleğimiz olduğu için bu sektör üzerinde hareket etmek istedik.

 

İKİ ÜNİVERSİTE VE SPORU HAREKETLENDİRMELİYİZ

Bir iş adamı olarak İzmit’te neyi değiştirmek istersiniz?

İzmit’te çok eksik var. Mesela Kocaelispor maçı için Antalya’ya gittik. Hatta bir otobüs de ben kaldırdım. 12 bin taraftar gittik. Bunun aşağı yukarı 3 bini iki gün önceden gitti. Bizim bir kere bu ile değer katmamız gerekiyor. Orada 12 bin taraftarın her biri aşağı yukarı 100 TL harcasa 12 milyon para yapar. O gün lokantaları dolaştık, yemek bulamadık, kalmamış. Sadece ekonomik açıdan değerlendiriyorum. Şimdi Kocaelispor iyi bir yerde olsa, 2. Ligde olsa her maçında buraya 8-10 bin kişi gelse her haftasonu otelinden, taksicisinden, dönercisinden, restoranından tutun herkes para kazanacak. İzmit’te 70 bin tane net öğrenci var. 70 binin 40 bini çevre illerden. Bu çevre illerden gelen öğrencilerin hepsi hafta sonu gidiyor. Biz ne üniversite öğrencilerini İzmit’in içinde hareketlendiriyoruz ne de Kocaelispor’u hareketlendiriyoruz. İlin ekonomisi böyle artar. Bunları bizim kadar düşünemiyorlar mı acaba? Bu il ciddi para kazanabilecek bir il. İki üniversite ve sporu hareketlendirmemiz gerekiyor. İki altın gibi nimetten yararlanamıyoruz. Turizm olarak baktığımızdaise bir yat limanımız hala yok. İzmit’te yatı olan benim bildiğim 10 tane adam var. Hepsinin yatı Tuzla’da duruyor. Oraya yat parası ödüyor. Otopark parası veriyor. Yat limanımız olduğu gün İzmit’te en az 100 tane adam yat alacaktır. Tuzla’daki adam da gelip yatını burada tutacak. Belediye de esnaf da kazanacak.Başiskele tarafı buna çok müsait. Adam belki buradan ev satın alacak.Ayrıca Kocaeli Sanayi Odası ve Ticaret Odası iyiler ama daha iyi olmaları gerekiyor. Buradaki iş adamlarını alıp fuara götürmeleri gerekiyor. Balkanlar ve Rusya bölgesine alüminyum işi çok fazla gidiyor. Mesela beni bu bölgelerdeki fuarlara göndereceksin, ben vize almakla çok uğraşmayacağım. Onun haricinde Kartepe’ye bir tane otel koymuşlar, onun haricinde yok. Orası hareketlenemez mi? Her otel daha fazla turist çeker. Kayseri Erciyes’e bakın, çok ciddi bir turist akını var. Kartepe’nin kar kalınlığı diğer kayak merkezlerinden daha kalın.

TÜM PİSLİĞİNİ BİZ ÇEKİYORUZ

Kocaeli ekonomisi hakkında neler düşünüyorsunuz?

Kocaeli, Türkiye’nin milli geliri en yüksek olan illerden biri. Orta ölçekli işletmelerin burada olması lazım. Büyük fabrikaların genel müdürlüğü İstanbul’da ve Ankara’da. Fabrikayı burayı kurmuş, üretimini burada yapıyor, ama vergisini İstanbul’a ödüyor. Tüm pisliğini burası çekiyor. Buranın havasını kirletiyorlar. Yetkili merci kimse ‘Genel müdürlüğünü buraya taşıyacaksın, vergini de buraya ödeyeceksin’ diyecek. Bunlar beni rahatsız eden durumlar.

 

20'SİNDEN 19'U BANA GELMİŞTİR

Görev aldığınız sivil toplum kuruluşları var mı?

Görev aldığım sivil toplum kuruluşu hiç yok. Kent Konseyi’nin, Kocaelispor’un, İzmit’te saydığımız ne kadar iş adamları derneği varsa hepsinin içindeyim, ama üye olduğum sadece Kocaeli Sanayi Odası ve Kocaeli Ticaret Odası. O kadar çok iş adamları derneği var ki 20 dernek varsa 19’u bana gelmiştir, ‘gel üye ol’ diye. Ben bu işin daha çok devletin kurumları içinde yapılmasından yanayım.

Bize Ulaşın

Sanayi Mah. Mucize Sok. No:8
İzmit / KOCAELI
0262 325 93 85
0530 384 33 72 (GSM)
info@ozonaluminyum.com.tr
ozonaluminyum@gmail.com